Ney’e sevdalı bir usta: Selim YorulmazTümü

Neye hayatını adamış neyzen Selim Yorulmaz, üflediği neyin hem ustası, hem sanatçısı, hem de hocası...

ney, Selim Yorulmaz

Haber ve Fotoğraflar: Serkan Duygu

Binlerce kamış arasından 1 tane dar boğumlu ve etli kamıştan, doğanın insanlara sunduğu en güzel nefesli müzik aletlerinden biridir ney... Tasavvufla özdeşleşmiş, yüzyıllardır Türk müziğinde önemli bir yere sahip olan ney, farklı sesiyle dinleyenleri kendisine hayran bırakır...

Müziğin vazgeçilmez enstrümanı neye ve bu işe hayatını adamış neyzen Selim Yorulmaz, üflediği neyin hem ustası, hem sanatçısı, hem de hocası. Çocukken sesine hayran kaldığı neyle yıllar sonra tanışan Yorulmaz, yaklaşık 10 yıldır ney üflüyor. Zal Mahmut Paşa Camii’nin Külliyesi’nde bulunan atölyesinde bir yandan kendi neylerinin imalatını yapan Selim Yorulmaz bir yandan da sanatını icra edip hocalık yapıyor.

KAMIŞLAR USTANIN ELLERİNDE ŞİFALI SESLERE DÖNÜŞÜYOR

Ney üflemeye başladıktan dört yıl sonra kendi neylerini imal etmeye başladığını söyleyen Yorulmaz, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Doğuştan gelen bir yeteneğim olduğu için ney yapmayı kısa sürede öğrendim. O dönem plastik ney kullanıyordum. Hocam plastik ney olmaz 150 TL getir sana bir kamış ney alalım dedi. Tabii o yıllarda bu para bana çok geldi. Bunları kim yapıyor, nasıl yapıyor diye araştırdım ve Hatay, Adana taraflarına kamış kesmeye gittim. Çadır kurup orada bir hafta on gün kadar kalıp kamış kestim. İki üç sene boyunca deneme yanılma yoluyla birçok ney yaptım. Üç senenin sonunda güzel olduğunu düşünüp ustama götürdüm. Ustam birinci devre seslerle ikinci devre seslerin tam tutmadığını söyledi. Bu sefer onun üzerine yoğunlaşmaya başladım. Dördüncü senenin sonunda Şeref Kartal hocam ‘tamam olmuş’ dedi. Sonra Ercan Irmak hocam benden ney istedi. O da bana hatalarımı söyledi. Eğer usta bir neyzene ney yapıyorsanız neyin perdeleri açılmadan önce onun üflemesi ve akordunun yapılması gerekiyor. Fakat ben hep kendi akorduma göre ney yapmıştım. Bunu farkettim ve öğrencilere kendi üflediğim tarzda ney hazırlamaya başladım.”

“KAMIŞLAR AĞACIN UYKUYA DALDIĞI ZAMANDA KESİLMELİ”

En güzel kamışların Hatay, Adana, Mersin gibi Akdeniz’e kıyısı olan şehirlerde bulunduğunu belirten Selim Yorulmaz, ney yapımı ile ilgili incelikleri şu sözlerle özetliyor:

“Bu kamışları kesen, işin ustaları var. Kamışlar senenin belli zamanlarında kesilir. Yanlış zamanda kesilen kamışlar neyzen eline alıp üflemeye başladıktan birkaç ay sonra yamulmaya başlıyor. Eğer erken kesilirse yamulma oluyor ve sesler tok çıkmıyor. Zamanından sonra kesilirse de bu sefer kurtlanma oluyor ve neyden kötü kokular gelmeye başlıyor, yani kamış çürüyor. Kamışların tam kesilme zamanı güz mevsimi sona erip, ay dolunaydan hilale doğru gitmeye başladığı dönemdir. Biz buna ağacın uykuya daldığı zaman diyoruz. Uykuya daldığı zaman suyunu tamamen boşaltmış oluyor. Ayın hilale doğru gitmeye başladığı zaman on gün içinde kesilmesi lazım çünkü o zamanda cenabı Allah’ın hikmeti işte kurtlar bütün ahşapları terkederek toprağın içine saklanmaya başlıyor.

“KAMIŞ ÜFLENDİKÇE PARLAR”

Kamışların geldikten sonra üç sene gölgede, rüzgar alan, nemsiz ve güneşsiz bir ortamda bekletilmesi gerekiyor. Üç senenin sonunda kamış tamamen suyunu bırakmış, dışındaki tabakası sertleşmiş vaziyete geliyor. Sonrasında yapraklarını ve budaklarını alıp yaklaşık bir ay, günde iki saat güneş görecek şekilde tekrar dışarı bırakıyoruz. Bu sefer güneş görerek sararıyor. Daha sonra yamuk olanları doğrultup içini boyayıp, akordunu yapıp perdelerini açıyoruz. Kamış üflendikçe parlıyor. Bütün neylerde 9 boğum bulunuyor. Boğumların genişliğine, darlığına göre akord meydana geliyor. Genelde boğumların bir birine yakın olması ve ufak ufak küçülmesi gerekiyor.”

“BİR NEYİN HAZIRLANMASI 10 SENE 15 DAKİKADIR”

Bakıldığında bir çubuk parçası gibi, basit bir enstrüman gibi gözüken neyin yapımının göründüğü kadar kolay olmadığını dile getiren ney ustası Yorulmaz, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Entonasyonu ayarlayabilmek, birinci, ikinci ton sesleri tam oturtabilmek, akordu ayarlayabilmeniz için bayağı deneme yanılma yapmanız gerekiyor. Bunun içinde sesi, titreşimleri, tınıları ve esneme payını hissetmeniz gerekiyor. Bunları tanımadığınız zamanda neyi yapamıyorsunuz. Çünkü içini öyle basit, rastgele bir şekilde açmıyoruz. Dışı aşağı doğru daraldığı gibi, içi de aşağı doğru genişliyor. Ben yüzlerce kamış kestim, denemeler yaptım. En doğrusu iyi bir ustadan ders almaktır. Benim için bir neyin hazırlanması 10 sene 15 dakika. Bir neyi 15 dakikada hazırlayabilirim ama bunun için 10 senelik tecrübe gerekir. Ancak on senenin sonunda bir ney ustası olunabilir.”

“ULVİYET İSNAT EDİLEN ŞEY KAMIŞDA DEĞİL, NEFESİN İHTİVA ETTİĞİ DUYGULARIN TA KENDİSİDİR”

2016 yılının sonlarında açtığı atölyede eğitim de veren usta neyzen, artık yetiştirdiği öğrencilerin dersler vermeye başladığını belirterek şunları söylüyor:

“Atölyeyi ilk açtığımda büyük ilgi gördü ve bunun üzerine eğitim vermeye başladım. Şimdi benim yetiştirdiğim biri erkek, diğeri kadın iki talebem ders veriyor; ben ileri seviyedeki öğrencilere eğitim veriyorum. Haftada bir gün de İstanbul’da okuyan yabancı öğrencilere ders veriyorum. Şu anda ciddi manada eğitimlerine devam eden 20 öğrenci var. Öğrenciler beş dakika da sesi çıkartmaya başlıyor. Notada gördüklerini altı aylık bir süreçte çalabiliyor; bir sene içinde ise makamları ve notaları öğrenmiş oluyor. Şunu da ifade etmekte fayda var. Sesin büyüsüne kapılıp da ulviyet isnat edilen şey aslında o kamışta değil, kamışın içine üflenen nefesin ihtiva ettiği duyguların ta kendisidir.”