Sosyal medya bağımlılığından kendinizi koruyun!Tümü

Teknoloji hayatımızın her anına nüfuz etmiş durumda… Elimizde telefonlarımız olmadan yaşayamaz hale geldik… Tabii elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonlarımızla sosyal medyada da sürekli aktif olma isteği duyuyoruz. Ama bunun artık bir sendrom, bir bağımlılık haline geldiğinin farkında mısınız?

Sosyal Medya Bağimliliğindan Kendİnİzİ Koruyun!

Haber: Deniz Çıplak

Fotoğraflar: Enes Çatalkaya

Teknoloji hayatımızın her anına nüfuz etmiş durumda… Elimizde telefonlarımız olmadan yaşayamaz hale geldik… Tabii elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonlarımızla sosyal medyada da sürekli aktif olma isteği duyuyoruz. Ama bunun artık bir sendrom, bir bağımlılık haline geldiğinin farkında mısınız?

Modern çağın sendromlarından biri olarak sayılabilecek sosyal medya bağımlılığı, özellikle akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla daha da arttı.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte alışkanlıklarımız da değişmeye, dönüşmeye başladı.

En son ne zaman 24 saat boyunca internetsiz kaldığınızı hatırlıyor musunuz?

Peki, hiçbir baskı altında kalmadan, kendi iradenizle, 24 saat boyunca telefonunuzu kapatabilir misiniz?

Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya uygulamalarını kullanmadan durabiliyor musunuz? WhatsApp messenger’a ne kadar sıklıkla giriyorsunuz?

E-maillerinize ne kadar zamanda bir bakıyorsunuz? 10 dakika? 5 dakika? 1 dakika? Hayır! Araştırmalar, insanların yüzde 70'inin maillerini bip sesini duyduğu anda açıp 6 saniye içinde okuduğunu söylüyor...

Günümüzde çoğumuz teknoloji bağımlısıyız… Bağımlılık bir hastalık mı? Bağımlıysak ne yapmalıyız? Nasıl kurtulabiliriz?

Ve en önemlisi çocukları bu durumdan nasıl koruyabiliriz?

Konuyu Eyüpsultan Belediyesi Aile ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Sorumlusu ve Psikoloğu Çiğdem Morgil ile konuştuk...

HEPSİNE EKRAN BAĞIMLILIĞI DİYORUZ

Morgil, Telefon, internet ve sosyal medya bağımlılığı ile ilgili bize şunları aktardı;

“Biz kısacası hepsine ekran bağımlılığı diyoruz. Ekran bağımlılığı eşler arasındaki diyaloğun azalmasına neden oluyor. Çatırdamalar başlıyor evlilik içerisinde. Çocukla kaliteli vakit geçirilemiyor. Erkek bir tarafta telefon elinde. Kadın bir taraftan telefon elinde. Çocuk baba veya anne rolünden yoksun kalıyor. Psikolojide babanın çok önemli bir rolü var. Çoğu zaman çocuk seanslarımızda babanın da aramızda olmasına dikkat ediyoruz.

Sadece çocuklarda değil, yetişkinlerde de telefon bağımlılığı, internet bağımlılığı, kısacası ekran bağımlılığı büyüyen artarak büyüyen bir sorun...”

Bağımlılığın kıstasları nelerdir?

“Yemek yemeyi unutuyorsanız, sizi biri çağırdığında eşiniz, anneniz, babanız veya başka birisi tamam geliyorum dedikten sonra aradan bir saat geçmişse, siz bu 1 saat süreye rağmen hayır 5 dakika geçti diyorsanız siz bağımlısınız..”

“5-6 saat hatta gününün 13-14 saatini telefonla, bilgisayarla geçiren insanlar var. Bağımlı olan insanlar var. Bu çığ gibi büyüyor. Gelecek dönemde artık çocuklar, gençler, ergenler bunun önüne geçemedikleri zaman, evlendikleri zaman boşanmalar artacak. Ya da hiç evlenemeyecekler.”

Bu bağımlılığı nasıl aşabiliriz?

SPORLA MÜZİKLE İLGİLENMESİNİ SAĞLAYIN

“Çocukların, gençlerin sporla, müzikle ilgilenmesini tavsiye ediyoruz. Bir uğraş edinmelerini istiyoruz. Eskiden çocuklar sokoklarda oynayabiliyorlardı. Enerjilerini boşaltabiliyorlardı. Şimdi ebeveynler çocuklarının sokağa çıkmasına izin vermiyor. Bir kafeste gibiler artık.

Ne yapacak bu çocuklar evde. Anne ve babalar çocuklar evde yaramazlık yapmasın diye çocuklarına bilgisayar, tablet, telefonla oynama konusunda müsamaha gösteriyorlar.”

“Çocukların erken yaşta telefonla, tabletle tanışmaları ciddi bir otizm tehlikesi yaratıyor. Kesinlikle 3 yaşından önce çocukların eline telefon vermemeliyiz. 3 yaşından anaokulu çağına kadar en fazla yarım saat, İlkokul çağında günde 1 saat, ortaokul çağında 1,5 saat olabilir. Liseden sonra en fazla 2 saat.”

Bağımlılık hangi rahatsızlıklara neden oluyor?

OTİZMİ TETİKLİYOR

“Erken yaşta telefon, bilgisayar kullanımı Otizmi tetikliyor. Araştırmalar gösteriyor ki ekranın yoğun olduğu gelişmiş ülkelerde otizm yaygınken, ekranın az olduğu Afrika Kıtası’nda Otizm yok denecek kadar az. Otizmli çocukların tedavisinde ekranı hayatından çıkarttıkça Otizm belirtileri azalıyor. Ekran başında yemek yedirilen çocuklarda yeme bozuklukları görülüyor. Bunun kesinlikle yapılmaması gerekiyor”

“En fazla gördüğümüz rahatsızlıklarından bir tanesi de konuşma bozuklukları. Fazla ekran beyinde Korteksin incelmesine neden oluyor. Korteks incelmesi ne demek? Zeka geriliği demek. IQ’da ciddi düşüşe neden olabiliyor. Dikkat eksikliğine neden olabiliyor. Günümüzün çığ gibi büyüyen en önemli sorunlarından, hastalıklarından bir tanesi bu.”

21. YÜZYILIN VEBASI

“21. Yüzyılın vebası diyebiliriz telefon, sosyal medya ve bilgisayar bağımlılığına.... Ekran bağımlılığı beyni ciddi şekilde yoruyor. Beyin yorulurken aynı zamanda Serotonin, Dopamin ve Endorfin hormonlarını salgılıyor. Bunlar mutluluk hormonları. Mutluluk hormonlarının da bir deposu var. Alkol, madde, sigara bağımlılıklarında da bunu görüyoruz.”

“Mutluluk hormonları deposu ekran başında boşalıyor. Mutlu olduktan sonra ekran kapandı. Tekrar mutlu olmak istiyor. Ne yapıyor yoksunluk hissediyor. Bu durumda beyinde gri bölgeler oluşuyor. Nöronlar girileşiyor. Çünkü mutluluk hormonları deposu sürekli boşalıyor. Boş kaldığı zaman diğer nöronlara zarar vermeye başlıyor. Beyin fiziksel olarak zarar görmeye başlıyor. Tepki gösteriyor. Beynin yapısı bozulmaya başlıyor.”

BEYİNDE HASARA NEDEN OLUYOR

“Çok net bir şekilde söyleyebilirim ki, teknoloji bağımlılığının beyinde bıraktığı hasar, madde bağımlılığının beyinde yarattığı hasarla aynı düzeyde.”

“Çocuklarımızı ekran bağımlılığından korumamız gerekiyor. Arkadaşlık ilişkileri azaldı. Telefon, bilgisayar, tabletle vakit geçirmek daha eğlenceli hale geldi onlar için. Hayatı ordan öğrenmeye çalışıyorlar. Çocuklarda şiddet eğilimine neden olabilen çok sayıda oyun var. Saldırganlığa neden olabilen çok sayıda oyun var. Çocuklarımızı bunlardan korumalıyız. Ekrana emenat etmemeliyiz onları.”

KENDİMİZİ NASIL UZAKLAŞTIRIRIZ?

“Sosyal, kültürel faaliyetleri arttırmalıyız. Sporla ilgilenmesini sağlamalıyız. Eyüpsultan Belediyesinin Yaz Spor Okulları, Kış Spor Okulları var. Kültürel kurslarımız çalışmalarımız var. Aileler çocuklarını buralara yönlendirsinler.”

“Sınır koymalıyız. Önemli aile meselelerimizden bir tanesi sınır koyamamak. Anne babalar hem kendilerine, hem çocuklarına sınır koymalılar. Çocuk özgür. Her istediğini yapıyor. Hiçbir sorumluluğu yok. Onlara sorumluluk vermeliyiz. Sorumluluk duygusu gelişmemiş bireyler yetişiyor. Okul hayatını etkiliyor, aile hayatını etkiliyor. Sorumluluk duygusu almamış bireyler, okul hayatında, iş hayatında, evlilik hayatında sorunlar yaşıyor. Sıkıntılar yaşıyor. İlerde boşanmalar maalesef çığ gibi büyüyecek. Kadın, erkek sorumluluk duygusu olmayan bir nesil yetişiyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri teknoloji bağımlılığı. Teknoloji bağımlılığı, insanı yalnızlaştırıyor. İnsan ilişkilerini geriletiyor.“

SINIR KOYUN KENDİNİZE

“Çocuk sokakta oynayacak. Arkadaşıyla kavga edecek. Nasıl barışılacağını öğrenecek. Telefon, tablet başında hayatı öğrenemiyor. Sanal Prens ve Prenses oluyor. Orada her istediği olan bir dünya var. Gerçek hayat öyle değil. Gerçek hayat ile sanal dünya çatışmış oluyor.”

“Kişinin bu bağımlılıktan kopması için öncelikle bunu istemesi gerekiyor. İstedikten sonra bağımlılıktan kurtulmak kolay.“

Öncelikle yetişkinlerin teknoloji bağımlılığı için kendilerine sınır koyması gerekiyor. Zaten kendileri bunu başarabilirlerse, çocuklarına iyi bir örnek model olabilirler. Muhakkak sınır konulmalı. Çok özgür bir şekilde yetiştirilmemelidirler.“

“Görev sorumlulukları verin çocuklarınıza. Sosyal, kültürel faaliyetlere yönelin. Sokağa çıkamıyor çocuk. Eyüpsultan Belediyesinin imkanları gayet iyi. Ebru sanatı, Tiyatro okulları, Spor okulları var. Sosyal, kültürel bir çok etkinliğimiz söz konusu. Çocuklarımızın hayatını doldurmamız gerekiyor. Onlara sorumluluk verelim.

Evde çocukların görevleri olacak. Yaşına göre sofra kurup kaldıracak. Kendi kıyafetlerini kendi kaldıracak. Kendi odasını kendi düzeltecek. Çocuğun elinden teknolojiyi alırken hayatını da doldurmak gerek.“